Ticari faliyet olarak internet kullanım hizmeti vermeyen kişilerin işyerlerinde kullanılan internet çıkışlarının kayıtlarını tutması konusunda 5651 sayılı yasadan ziyade aynı yasaya dayalı olarak çıkarılan 01.11.2007 tarihli İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik’ten kaynaklı bir durum söz konusudur.

Yönetmelik, “Kişilere belli bir yerde ve belli bir süre internet ortamı kullanım olanağı sağlayan gerçek ve tüzel kişiler” şeklinde bir tanım getirmiştir. Bu tanım kanımızca eksik, yanlış anlaşılır (yahut bilhassa net olarak kaleme alınmamış) bir tanımdır. Zira günümüzde alışveriş merkezlerinde, teknoloji mağazalarında, kafeteryalarda, restoranlarda ve neredeyse hizmet sektöründe faaliyet gösteren tüm işyerlerinde müşterilerin ücretsiz kullanabilecekleri şifreli/şifresiz internet ağları bulunmaktadır. Hatta bazı bölgelerde umuma açık alanlarda dahi belediyelerce yahut Türk Telekom gibi internet sağlayıcıları tarafından kullanıma sunulan ve binlerce kişinin aynı anda kullanımına açık ücretsiz internet erişim hizmetleri söz konusudur. Yönetmelikte yer alan “kanımızca” eksik/hatalı tanım, belirtilen tüm ağ bağlantılarında (hatta ve birden fazla kişinin yaşadığı evlerde dahil internet ağına birden fazla kişinin erişim sağladığı her türlü ortamda) log tutma zarureti varmış gibi abartılı bir yoruma yol vermektedir.

Yönetmelik, “işyeri” adı altında “Ticari amaçla internet toplu kullanım sağlayıcı olarak faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılan ve işletilen umuma açık yer” şeklinde bir tanım getirmiştir. Yani yönetmelikte bahsi geçen işyeri internet cafeler yahut internet kullanımını ücret karşılığı yapan sair işletmelerdir. Yani toplumdaki güncel kullanımla kastedilen “işyeri” kavramım ile yönetmeliğin kastettiği “işyeri” birbirinden farklıdır. Neyse ki “işyeri” tanımı “toplu internet kullanıcı” tanımında olduğu gibi muğlak, eksik ve yanlış yorumlara açık biçimde kaleme alınmamıştır.

Yönetmeliğin 4. ve 5. Maddelerinde İnternet toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülükleri düzenlenmiştir. Buna göre yükümlülükler;

Internet toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülükleri

             MADDE 4 – (1) İnternet toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülükleri şunlardır:

a) Konusu suç oluşturan içeriklere erişimi önleyici tedbirleri almak.

b) İç IP Dağıtım Loglarını elektronik ortamda kendi sistemlerine kaydetmek.

             Ticari amaçla internet toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülükleri

             MADDE 5 – (1) Ticarî amaçla internet toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülükleri şunlardır:

a) Mülki idare amirinden izin belgesi almak.

b) Konusu suç oluşturan içeriklere erişimi önleyici tedbirleri almak.

c) Başkanlık tarafından onaylanan içerik filtreleme yazılımını kullanmak.

ç) Erişim sağlayıcılardan sabit IP almak ve kullanmak

d) İç IP Dağıtım Loglarını elektronik ortamda kendi sistemlerine kaydetmek.

e) Başkanlık tarafından verilen yazılım ile, (d) bendi gereğince kaydedilen bilgileri ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini teyit eden değeri kendi sistemlerine günlük olarak kaydetmek ve bu verileri bir yıl süre ile saklamak. 

şeklinde düzenlenmiştir.

Yönetmeliğin 11. Maddesinde de bahsedilen yükümlülükleri yerine getirmemek idari yaptırıma tabi tutulmuştur. Ancak bu idari yaptırım yalnızca “ticari amaçla toplu kullanım sağlayıcılara” yönelik olarak düzenlenmiştir. Ticari amaçla toplu kullanım sağlayanlar dışında bu yükümlülüklere uymamanın hiçbir idari yahut hukuki yaptırımı bulunmamaktadır. Lakin bize göre bu tanım da işyeri/toplu kullanım sağlayıcı ayrımını tam olarak karşılamamaktadır. Şirketlerin internet kullanımını işlerinin gereği olarak kullanabilecekleri açıktır. Bankalar, avukatlık büroları, e-ticaret sektründe faaliyet gösteren firmaların genel merkez ofisleri başta olmak üzere (asıl iştigal sahası internet ağına erişim sağlanması  olmamakla birlikte) ticari faaliyetlerini sağlıklı olarak gerçekleştirebilmek yahut kârlılığını artırmak için internetten faydalanan her türlü işletme bu tanıma sokulabilir mahiyettedir. Ancak kanımızca yasanın ve dahi yönetmeliğin çıkarılmasındaki amaç bu değildir.

Son noktada her ne kadar idari bir yaptırımı bulunmasa da toplu internet kullanım hizmeti sağlayan işyerlerinin de aynı IP adresinden internet ağına erişim sağladığı düşünüldüğünde Ceza Kanunu yahut sair yasalarda “suç” olarak belirtilen eylemleri gerçekleştiren şahısların tespiti noktasında log tutulmasında ticari ve hukuki faydalar bulunduğu da yadsınamaz.